22 Ocak 2011 Cumartesi

Yeni bir heyecan

Her şey yeni bir heyecanla başlamıştı, bu heyecan da öyle hızlı başlamıştı ki,  yol kazaları olmadı değil. Beni lilium candidumla tanışmama vesile olan arkadaşım, on yıldır bir birimize destek ve moral vererek sürdürdüğümüz lilium candidum yetiştiriciliğimiz esnasında bende ona farkında olmadan bir şeylerle tanışmasına sevdirmeme vesile olmuşum.
Bahçeme gelir gider yetiştirdiğim ceviz ağaçlarına bakar ne kadar güzel oldular, dört yıl gibi bir zaman zarfında yetiştiler yeşillenip serpildiler derken, bir gün abi bende bir bahçe kurayım dediğin de çok sevinmiştim.
Desteğin olmadan başaramam bana destek olurmusun dediğinde, seve seve destek değil elimden geldiğince yardımcı da olurum, sen yeter ki,  iste.


Yeni bir heyecanın kıvılcımları çakmıştı artık, ne mümkün durdurabilmek, o kadar heveseliymiş ki, anlatamam, derhal arazi arayışları başladı, altmış yada seksen dönümlük bir arazi istiyor büyükçe bir çiftlik hayalindeki düşünce, biraz daha konuşunca içindeki hayallerini anlayabiliyorum, içinde her şeyin olabileceği büyük bir çiftlik, emekliliğinde biraz da getirisi olacak içine de bir ev yapıp zaman zaman gidip dinleneceği hatta bir de bakıcı evi yapıp bir aileyi oraya koymayı düşünen bir heyecan.


Düşündüğü miktardaki araziyi, cevize elverişli ve istediği manzaraya sahip araziyi bulmak zordu, bazen kendisine takılmadan edemiyordum, altın iste bulursun, gider sarrafa beş kilo altın de bulursun ama istediğin araziyi bulmak oldukça zor. Bir kaç araziye bakmıştık, iki tanesinin üzerinde duruyorduk ki, birinden haber geldi, gidip konuştuk pazarlığı yapıp arazide anlaştık, kırk iki dönümlük bir araziydi, cuma günü gürüştük kaporasını verip pazartesi de  tapu işlemlerine başlanacaktı, bizlerde iki günü boş geçirmeyelim fidan arayışlarına başladık, zaman kısıtlıydı, yıl kaybetmek istemiyorduk kış gelmeden fidanları ekmek istiyorduk. Cumartesi günü fidanlarda da anlaşma sağlanınca pazar günü fidanları almaya gittik ve aldık. Biz fidanları getirdik arazi sahibinden arazi konusunda satıştan caydığı haberi geldi. Moraller bozulmuştu.


Yol kazalarından birini yaşıyorduk ki, diğer düşündüğümüz arazinin de satılacağı doğrultusun da haber geldi, arazi yirmi sekiz dönüm bir yerdi, neticede pazarlık sonucu yeri aldık, tapu işlemlerini de bitirip arazinin sahibi olmuştuk.
 O şevkle de işe koyulduk.


Önce arazinin krokisini çıkararak ekeceğimiz fidanların rüzgar yönünü ve şeklinde karar verip çizimini yaptıktan sonra adet sayılarını belirledik, yerlerini işaretledik. Sıra aralarına dip kazanla derince bir dip kazan çektirdik.






Fidan çukurları kazılacaktı ama nasıl, aklımızda ve daima önerdiğimiz kepçeyle kazmayı düşünüyorduk fakat yağışlardan dolayı arazide kepçenin çalışamıyacağını elle kazdırmayı düşündük, arazideki denememiz de ve arazinin meyilli oluşu arazinin kepçe ile kazılabilinecek durumda olduğunu görünce hemen kepçe arayışlarına girdik, çalışkanlığı ve dürüstlüğüyle herkes tarafından önerilen kepçe oparatörüyle saati yetmiş beş liradan  anlaştık ve çukurları kazmaya başladık.

Kepçe oparatörümüzün seriliği çalışkanlığı sonucu on bir saatlik bir çalışma ile araziyi köstebek tarlasına çevirmişti, her yeri delik deşik etmiştik. Çukurları açıp bırakmazdık zaman ve hava koşullarıyla yarışıyorduk, beş yüz çukuru açılıp üst toprak alta alt toprak üste gelecek şekilde çukurlar hem açıldı hep kapatıldı. Çukurları kepçe açarken kepçenin açtığı alanlara da yeterli miktar da taban gübresini verme imkanımız çok iyi oldu.






Önümüzde harita gibi bir arazi kalmıştı.  Havaların iyi gitmesini değerlendirerek yarın  hemen ekime başlamalıydık, sıra aralarını ve sıra üstlerini belirleyen kazıklarımızın yerleri hiç oynamadı, ipi çekip köşe fidan yerlerini belirleyip ekime başladık.


Yarıya yakın bölümünü ekmiştik ki,  doğanın azizliği bir kez daha bizleri etkiledi, yağışlar başladı, havaların yağışlı gitmesi ekim işini sekteye uğrattı.
Bu arada boş durmamalıydık yapılması gereken çok iş vardı, bunlardan biri de bahçenin etrafının çitle çevrilmesi, köylülerin koyun keçi ve büyükbaş hayvanlarına karşı önlem olarak çitle çevrilmesi olmazsa olmazlardan biriydi, o nedenle hemen çit işine yöneldik.
Daha sağlam daha hesaplı olacağı için çit direklerini  meşe ağaçından yapmaya karar verip siparişini verip, hemen çukurları kazdırmaya başladık, çukurlar kazılıncaya kadar direklerimizde geldi, ve hemen direklerin dikim işine başladık.



Çit için dikenli tel siparişini de vermiştik, telimizde gelince hemen tel çekim işine başladık, eldiven kullanmamıza rahmen ellerimiz epey delik deşik elbiselerimiz bayağı bir hasar gördü, bazen de tele takılıp havada kalan arkadaşlar olunca komik anların yaşanmasına ileride anımsayacağımız güzel anılarımız oldu.






Havanın sisli olması mart ayın da olmamıza rahmen deniz görülebiliyor,  iyi bir esinti de olunca biraz üşümemize neden olsa da güzel keyifli anlar yaşamadık desek yalan olur.



Yarıda kalan fidanların ekimine de yarın başlayacağız, havaların ve toprağın iyileşmesiyle birlikte sürüm işlerine başlayacağız, yapacak iş çok,  damlama sistemimizi de görüşüp konuştuk, en kısa sürede ona da bir el atacağız.

2 yorum:

metin akyali dedi ki...

Merhabalar ! Ne kadar lezzetli bir yazi olmuş.. Rica etsem masraf kalemlerinizi de yazar misiniz? Internette çok fazla hatalı olduğunu düşündüğüm fizibilite raporları geziyor. Sizinkini birinci ağızdan dinlemek isterim. Teşekkürler

Nail çimen (Lilium) dedi ki...

Sayın metin akyali, o gezinen fizibilite raporları şirket raporları, işi bir şirkede verip fatura ettirirsen maliyetler oldukça yüksek, biz devlet desteği almadan kendi bütçe imkanlarımızla ve kendi emeğimizle 1/3 gibi maliyette bitirdik.